Medya İlişkileri

Basında Biz

Ulusal ve sektörel basında Dinamik ISI: haberler, röportajlar ve yayınlar.

Öne çıkan haber Dinamik Isı ve Frigoduman'dan İş Birliği Detayı Oku →
Arşiv

Basın arşivi

12.02.2022

Dinamik Isı ve Frigoduman'dan İş Birliği

Yalıtım sektöründe 30 yılı geride bırakan, üretimini yaptığı kaliteli ürünlerle ülke sanayisine ve ekonomisine katkı sağlayan Dinamik Isı, Dynaflex marka elastomerik kauçuk köpüğü malzemelerin Türkiye soğutma sektö- rüne dağıtımı için, 50 yıldır soğutma sektöründe saygın markaların tedariğini yapmakta olan Frigoduman ile anlaştı. Merkezleri İzmir'de bulunan iki firma, Dinamik Isı'nın Tire Organize Sanayi Bölgesi'ndeki 35 bin metrekare alana sahip fabrikasında üretim hattını gezip bilgi aldıktan sonra yapılan toplantı ile dağıtım anlaşmasını imza altına aldı. Anlaşmaya göre, satışını yaptığı tüm ürünlerde olduğu gibi, Frigoduman, kauçuk boru ve levha izolasyonların, geniş çeşit ve yüksek metrajla sektör ile en iyi şartlarda buluşmasına aracılık edecek. Tüm Türkiye'ye dağıtımı yapılacak Dynaflex marka ürünler, Frigoduman'ın İzmir ve İstanbul şubelerinde her an stokta bulunabilecek.

01.12.2024

Asıl Sorun Mesleksizlik

30.12.2024

Dinamik Isı Ailesi Sokak Lezzetleri Etkinliği

Dinamik Isı Ailesi Yeni Yılı Sokak Lezzetleri Etkinliği İle Karşıladı. Türkiye’nin köklü firmalarından Dinamik Isı Yalıtım A.Ş., geleneksel hale getirdiği personel motivasyon etkinliklerine bu yıl bir yenisini daha ekleyerek Sokak Lezzetleri Günüyle yeni yıla “Merhaba” dedi. Tire Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan fabrika bahçesinde Sokak Lezzetleri Konseptiyle hazırlanan alanda Dinamik Isı personelleri birbirinden lezzetli yemeklerin tadını çıkarırken aynı zamanda canlı müzikle doyasıya eğlendi. 1991 yılında kurulan firmanın 2004 yılında TOSBİ’deki fabrikada 11 kişiyle yalıtım ürünleri üretimine başladığını hatırlatan Dinamik Isı Yönetim Kurulu Başkanı Metin Akdaş, bugün yaklaşık 200 çalışanıyla binlerce kalem ürün üreten Dünyanın dört bir yanına ihracat yapan; paydaşları, iş ortakları ve tedarikçileriyle büyük bir aile olduklarını belirtti. Takım ruhu ve dayanışma ile önemli adımlar attıklarını dile getiren Metin Akdaş, “Hissedarlarımız, personellerimiz, iş ortaklarımız, tedarikçilerimiz başta olmak büyük bir aile olduk ve dayanışma ile her zorluğun üstesinden gelerek yolumuza devam ediyoruz. Bu tesislerin asıl sahibi sizlersiniz. Öncelikle hepinize teşekkür ediyorum. Bizler Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Çalışmadan, yorulmadan ve üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.’ sözünü rehber edinerek azim ve kararlılıkla hiç durmadan çalışıyoruz ve üretiyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da işin gerektirdiği titizliği ve kaliteyi işimize yansıtacağız. İhracatımızı artırmaya ve katma değer yaratmaya devam edeceğiz” dedi. Bir Çocuğun Fikri Tüm Dünyayı Değiştirebilir Dinamik Isı olarak sadece personellerin değil onların çocuklarının gelişimlerini de desteklemeye önem verdiklerini dile getiren Metin Akdaş, “Bizler çok çalışarak Ülkemiz için katma değer yaratıyoruz ve elimizden geleni yapıyoruz ama çocuklarımızın da gelişimi için en iyi imkanları sağlamamız gerekiyor. Çağımızın en önemli gücü olan teknolojiyi iyi kullanan nesiller yetiştirmemiz gerekiyor. Biz de Dinamik Isı Ailesinin gelecek nesillerine katkı sağlamak için çocuklarımızı İZQ Dijital Deneyim Merkezi’ne götüreceğiz. Sanallaştırılmış gerçeklik uygulamalarıyla dijital bir deneyim sunan merkezde, çocuklarımız hem teknolojiyi deneyimleme hem de bilgi edinme ve öğrenme fırsatı bulacaklar. Eğitim ve inovasyonun buluştuğu bu özel ortamda çocuklarımızın geçireceği verimli saatler, geleceğin teknolojilerine olan ilginin ve öğrenme isteğinin artmasını sağlayacak. Buradaki istasyonlarda çocuklarımızın öğrenme güdüleri daha da gelişecek. Bunun gibi etkinlikleri sürekli hale getirerek teknolojiyi iyi okuyan ve doğru kullanan bireyler yetiştirmek üzere çalışanlarımızla el ele verip donanımlı nesiller yetiştireceğiz. Çünkü Bir çocuğun fikri tüm dünyayı değiştirebilir” dedi. Metin Akdaş’ın konuşmasının ardından Dinamik Isı personelleri yeni yıl pastasını keserek canlı müzik eşliğinde eğlendi.

10.01.2025

Gazeteciler Gününü, Basın Mensuplarıyla Birlikte Kutladık

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle Dinamik Isı olarak Tire'de görev yapan basın mensupları ile bir araya geldik. Gazetecilerin Günü kutlayan Yönetim Kurulu Başkanımız Metin Akdaş konuşmasında şunları söyledi: "Kıymetli Basın Mensupları, 10 Ocak, düşüncelerin özgürce ifade edilmesinin, halkın doğru bilgiye ulaşmasının ve toplumun aydınlanmasının temel taşı olan siz değerli gazetecilerin günü. Bugün burada Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlamak üzere Tire’de görev yapan siz değerli dostlarla bir aradayız. Değerli Arkadaşlar,Gazetecilik, sadece bir meslek değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluktur. Deprem, Yangın, Sel, Savaş gibi kriz ortamlarında yağmur, çamur, demeden, gece gündüz gözetmeksizin çalışarak gerçekleri halkla paylaşmak, toplumu bilgilendirmek ve gerektiğinde sesini duyuramadığı yerlerde sesi olmak, sizin omuzlarınızda taşıdığınız kutsal bir görevdir. Hepimiz biliyoruz ki, bu yol kolay bir yol değil. Kimi zaman bir haberin peşinde uykusuz geceler geçirirsiniz; kimi zaman zor şartlar altında çalışır, hatta risklerle karşılaşırsınız. Ama yine de, mesleğinize olan bağlılığınız ve hakikate olan inancınızla asla vazgeçmezsiniz. Basın özgürlüğünün demokrasinin en temel yapı taşlarından biri olduğunu her fırsatta vurguluyoruz. Unutmamalıyız ki, özgür bir basın, özgür bir toplumun da teminatıdır. Sizin cesur kalemleriniz, halkın sesi, adaletin kılıcı, vicdanın aynasıdır. Bugün burada, bu onurlu mesleği icra eden her birinizi tebrik ederken, aynı zamanda mesleğin zorlukları karşısında dimdik ayakta duranların emeklerini saygıyla selamlıyorum. Sadece haberleri değil, umudu ve dayanışmayı da taşıyorsunuz. Sözlerimi daha fazla uzatmadan burada tamamlarken, görevini yaparken hayatını kaybeden değerli gazetecilerimizi rahmetle anıyor, her birinizin emeğine, çabasına ve azmine en içten teşekkürlerimi sunuyorum. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nüz kutlu olsun. Gerçeğin ışığı her daim yolunuzu aydınlatsın!

15.01.2025

Alın Terinden Akıl Terine Sanayide Yeni Dönemin Rehberi

Alın Terinden Akıl Terine Sanayide Yeni Dönemin Rehberi Tire Organize Sanayi Bölgesi (TOSBİ) tarafından “Yeni Yılda Ekonomik Trendler ve Sanayi Sektörüne Etkileri” paneli düzenlendi. Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve TOSBİ Müteşebbis Heyet Başkanı Metin Akdaş, sanayide verimliliğin artması için hem emeğin hem bilginin bir arada kullanılması gerektiğini söyledi. TOSBİ KTG Konferans Salonu’ndaki panele İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, TTCP Eğitim ve Danışmanlık kurucusu Dr. Mevlüt Çetinkaya konuşmacı olarak katıldı. Tire Kaymakamı Vural Karagül, Tire Belediye Başkan Yardımcısı Birtan Armagan, Tire Ticaret Odası Başkanı Mehmet Nadir Delikanlı ile sanayicilerin katıldığı panelde küresel ekonomi trendleri karşısında Türkiye sanayisini bekleyen riskler ve fırsatlar mercek altına alındı. EBSO Başkan Yardımcısı ve TOSBİ Müteşebbis Heyet Başkanı Metin Akdaş, sanayi sektöründe çalışma ve üretim verimliliğinin arttırılması için “alın teri ile akıl teri” dengesinin önemine vurgu yaptı. Akdaş, “Sanayideki verimliliğimizi arttırmak için hem emeğin hem de bilginin bir arada kullanılması gerekiyor. Bu, geleceğin sanayi anlayışında temel bir gereklilik olacak. Yani Alın terinden akıl terine geçmemiz lazım. Doğru yatırımlar yapıldığında Türkiye olarak çok avantajlı bir konumdayız. Jeopolitik ve coğrafi konumumuz, kaynaklarımız ve yetişmiş insan gücümüzle pek çok konuda öndeyiz. Bu avantajları doğru kullanmalıyız” dedi. “Ekonomik Zorluklar ve Fırsatlar” Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu ise dünyadaki ekonomik gidişatı ve bunun Türkiye sanayisine olan etkilerini değerlendirdi. Aslanoğlu, çok kutuplu dünya düzeninde ekonomik mücadelelerin artarak devam edeceğini belirterek “Türkiye’nin ihracat odaklı büyüyen bir ekonomi modeli izlemek zorunda olduğunu görüyoruz. Ancak bunun için üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve rekabetçi fiyat politikası izlenmesi gerekiyor. Aksi halde sanayicilerimiz hem iç hem de dış pazarlarda zorlanacak. TL’nin değerini ve mali disiplinini dikkatle yönetilmesi gerekiyor” dedi. Ayrıca, yeni ticaret rotalarından Hindistan merkezli projelerin bölgeyi baypas ederek İsrail ve Suudi Arabistan rotalarını öne çıkardığına dikkat çeken Aslanoğlu, Türkiye’nin bu gelişmeleri yakından takip etmesi gerektiğini vurguladı. “Sanayiciler Strateji Değişimine Hazır Olmalı” Dr. Mevlüt Çetinkaya ise ekonomik sıkışmaların sanayi sektöründeki etkilerine dikkat çekerek “Sanayi sektöründe çalışma koşulları ve maliyetler giderek zorlaşıyor. Bu durumda sanayiciler olarak stratejik bir değişiklik yapmak ve daha yenilikçi yollar aramak zorundayız. Aynı zamanda, istihdamı korumak için yaratıcı ve esnek yöntemlere ihtiyacımız var” dedi. Dr. Çetinkaya, Merkez Bankası politikalarının sanayi üzerindeki etkilerini ve gelecekte olası ekonomik planlamaların çerçevesini de ele aldı. Sanayi üretiminin, dünya ortalamasına entegre olması ve dijital dönüşümü benimsemesi gerektiğini dikkat çekti. Katılımcıların sorularının yanıtlandığı panelde ayrıca TEV İzmir Şube Yürütme Kurulu Başkanı Gülnur Soybayraktar bir sunum gerçekleştirdi. Bayraktar, panelin moderatörü olan Metin Akdaş’ı TEV Gönüllüsü ilan etti.

21.01.2025

Dinamik Ailesinin Gençleri, Dijital Deneyim Merkezi'nde

Geleceğin Teknolojilerini Üretecek Dinamik Ailesinin Gençleri, Dijital Deneyim Merkezi’nde Günümüz iş dünyası için önemli konulardan birisi de yüksek teknoloji makine ve ekipmanları kullanabilen, nitelikli çalışan eksikliği olurken Dinamik Isı Yalıtım A.Ş. bu konuda yenilikçi bir uygulamaya imza attı. Çalışan eğitimlerinin yanı sıra çalışanlarının çocuklarının da eğitimine önem veren Dinamik Isı, 7 ile 16 yaş arası çocukları; Dijital Deneyim Merkezi’nde ağırlayarak “İnovasyon, Bilim, Sanal Gerçeklik, Doğa, Ticaret” konularında eğitim almalarını sağladı. İzmir Valiliği, İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Ticaret Odası, Ege Bölgesi Sanayi Odası, İzmir Ticaret Borsası, Ege İhracatçı Birlikleri, Ege Genç İş İnsanları Derneği ve Ege Genç Sanayici İş İnsanları Derneği'nin iş birliği ile kurulan İzQ İnovasyon ve Girişimcilik Merkezi bünyesinde hizmet veren Dijital Deneyim Merkezi’ndeki istasyonlarda öğrenciler etkili öğrenme teknikleri ile birçok alanda uygulamalı eğitim aldı. Çalışanların hizmet içi eğitimlerine büyük önem verdiklerini ve yıl boyunca eğitim faaliyetlerini sürdürdüklerini dile getiren Dinamik Isı Yönetim Kurulu Başkanı Metin AKDAŞ, şunları söyledi: “Bilgi ve teknoloji çağında yaşıyoruz. Bu nedenle sadece çalışan eğitimlerimizle yetinmemeli; daha geniş bir vizyonla hareket etmeliyiz. Gelecek nesillerimizin doğru bilgiye erişimlerini kolaylaştıracak, teknolojiyi etkili kullanmalarını sağlayacak fırsatlar sunmalıyız. Çocuklarımızın kendilerini geliştirebilecekleri, meraklarını tatmin edebilecekleri ve teknolojik gereçlerle birebir deneyim kazanabilecekleri ortamlardan faydalanmalarını sağlamak en büyük sorumluluklarımızdan biridir. Dünyadaki üretim trendlerinde ciddi bir dönüşüm yaşanıyor. Sanayide ve ekonomide artık sadece fiziksel emeğin öne çıktığı bir dönemin çok daha ötesindeyiz. Yani Alın Teriyle üretimden, Akıl Teriyle üretime doğru hızlı bir değişim yaşanıyor. Dijitalleşme, yapay zeka, otomasyon ve sürdürülebilirlik gibi kavramlar bu dönüşümün anahtar unsurları. Bu noktada, bizler bu ivmeyi yakalayabilmek için yalnızca bugünkü işleri düşünmekle yetinmeyip, yarının dünyasını şekillendirecek bireyleri bugünden geleceğe hazırlama sorumluluğunu da üstleniyoruz. Zeki, yaratıcı ve teknolojiye hızla adapte olabilen bir nesil geliyor. Onların bu potansiyelini doğru okuyarak, fayda yaratmaya yönlendirmeliyiz. Dolayısıyla yalnızca tüketen değil, aynı zamanda teknoloji üreten ve geliştiren, inovasyon odaklı bireyler olmalarını sağlamalıyız. Onların düşünme becerilerini güçlendiren, eleştirel bakış açılarını geliştiren ve yaratıcı fikirlerini hayata geçirebilecekleri ortamlar sunmalıyız. Bu nedenle, başlattığımız bu tür eğitim programları, yalnızca bir şirket politikası değil, aynı zamanda topluma ve geleceğe yaptığımız bir yatırımdır“ dedi. İstasyonların tümünü kapsayacak şekilde 4 saatlik eğitim alan öğrenciler yeni bilgiler öğrenirken aynı zamanda keyifli dakikalar yaşadı. Dijital Deneyim Merkezi’nde Çocukları Bekleyen İstasyonlar; Metropol İstasyonu: Akıllı şehirlerin sunduğu yenilikçi çözümleri keşfeden çocuklar, şehir yaşamını kolaylaştıracak dijital dönüşüm fikirleri üretmeye teşvik ediliyor. İnovasyon İstasyonu: Bilgi ve gelişimin temel prensiplerini öğrenen çocuklar, günlük yaşamı şekillendiren teknolojileri ve ilham verici hikâyeleri keşfediyorlar. Doğa İstasyonu: Sürdürülebilir bir geleceğin rehberliği doğa ile anlatılıyor. Ekoloji, iklim değişikliği ve çevre dostu teknolojilere dair farkındalık kazandırılıyor. Bilim İstasyonu: Bilim ve uzay araştırmalarındaki son gelişmeler, sanal gerçeklik teknolojisiyle çocuklara etkileyici bir şekilde aktarılıyor. Ticaret İstasyonu: Dijitalleşen ticaretin dinamiklerini keşfeden çocuklar; veri analitiği, tasarım ve küresel ticaretin dönüşümü üzerine etkileşimli deneyimler yaşıyor.

10.03.2025

Metin Akdaş, ekonominin seyrini değerlendirdi.

SİNAN DOĞAN'IN RÖPORTAJI... Türkiye ekonomisindeki makro ekonomik dengelerde yaşanan kırılma, sanayide birbiriyle çelişen eğilimlere yol açıyor. Rekabet kıskacından kurtulmaya çalışan yerli sanayici üretimini yurtdışına taşımaya çalışırken, özellikle Avrupalı sanayiciler Türkiye’de satın almalara ve yeni yatırımlara soyunuyor. Tire Organize Sanayi Bölgesi Müteşebbis Heyet Başkanı Metin Akdaş, Avrupalı sanayicinin tedarik kanallarını bölgeselleştirecekse ve katma değerli ürün üretecekse adresinin Türkiye olduğunu belirterek, “Ülkemiz uluslararası yatırımcı için vazgeçilmez bir ülke” dedi. Yerli sanayici için “Kur baskısı maliyetlere de etki ettiği için rekabetçiliğimizi kaybediyoruz” ifadesini kullanan Akdaş, “ Alın teri değil akıl teri akıtıp, Yeşil Dönüşüm ve Dijital Dönüşüm ile üretim desenini değiştirmek zorundayız” diye konuştu. Akdaş, çok sayıda uluslararası yatırımcının bulunduğu Tire Organize Sanayi Bölgesi’nde yaptığımız söyleşide sorularımıza yanıt verdi: “ENFLASYON HALK DÜŞMANIDIR” 2025 yılının Mart ayından ve Tire Organize Sanayi Bölgesi’nden Türkiye ekonomisi nasıl görünüyor? Bir kere zamanında yapılmayan doğruların ya da zamanında yapılan yanlışların sonucunu yaşıyoruz şu an. Özellikle piyasayı rahatlatmak adına inanılmaz derecede düşük faizli ama maliyeti çok yüksek kredilerle piyasa fonlandı. Ülkede inanılmaz bir açık oluştu. Merkez Bankası rezervleri neredeyse dibe indi. O sürecin sonunda geldiğimiz noktanın bugün neticesini yaşıyoruz. Şu an yapılanların bir kısmı doğru şeyler. Özellikle Sayın Mehmet Şimşek Hazine ve Maliye Bakanlığı görevine geldikten sonra enflasyonu düşürmek için bir politika uyguluyor. Geçenlerde Eski Cumhurbaşkanı rahmetli Süleyman Demirel’i dinledim. 1991 seçimlerinde yaptığı konuşmada enflasyon için “halk düşmanı” diyor. Üç yılda yaşanan sıkıntıları düşündüğümüzde o tanımın ne kadar doğru olduğunun farkına varıyoruz. Enflasyon bir anlamda servet transferi, gelir dağılımında inanılmaz bozulma demek. Bir müddet daha bu sıkıntılı süreci yaşayacağımızı düşünüyorum. Sanayici iş kapasitelerini büyütmek için finansman bulabiliyorlar mı? Bugün asgari ücretin dolar bazındaki değeri 300-350 dolardan 800 dolara yükseldi. Bu güzel bir şeymiş gibi görünüyor ama 300 doları alan 800 doları alandan daha mutlu yaşıyordu. İnanılmaz bir paradoks var. Maliyetler özellikle bizim sanayiciler açısından inanılmaz baskı oluşturuyor. Kurun doğru gelişmemesinden kaynaklanan bir şey bu. Zamanında faizleri aşama aşama yükseltmedikleri için faiz artışlarında çok hızlı bir süreç yaşadık. Baskılanan şeyler patlıyor. Patlayınca da her yere sıçrıyor. Firmalar krediler ulaşamıyor. Krediyi bulsa bile teminatlandıramıyor. Bu yüksek faiz politikasının neticesinde piyasada para dolaşımı olmadığı için iş hacimlerinde çok ciddi biçimde daralma var. Kendi sektörümdeki tesisler çalışıyorsa dışarıya üretim yaptıkları için çalışıyorlar. Bizim firmamız da buna dahil. Ben üretimin yarısını ihracata gönderiyorum. KUZEY AFRİKA’YA KAÇIŞ VAR İhracatçı sipariş alamadığını, fiyat tutturamadığını söylüyor. Sanayi kesiminde durum nedir? Bölgeden yurtdışına taşınma eğilimi var mı? Kur baskısı maliyetlere de etki ettiği için rekabet koşullarını kaybediyoruz. Emek yoğun işlerde Afrika’ya doğru bir kaçış var. Tekstilde Mısır, Cezayir, Tunus’a kaçış yaşanıyor. Bölgemizden firmalar da gidiyor. Bizim hitap ettiğimiz pazarlar ise ülkelerini, tedarik kanallarını değiştiriyor. Bunu önlemenin yolu kurun bir miktar yüksek olması ve kendi seyri içinde yükselen bir tren içinde devam etmesidir. Neticede firmaların sağlıklı biçimde gelişebilmeleri, ülkenin refaha ulaşabilmesi için ucuz kaynak yaratmak gerekiyor. Biz öz kaynak fakiri bir ülkeyiz. Topraklarımızdan petrol fışkırmıyor. Ancak çalışarak, üreterek zenginleşebiliriz. Bunun için mutlaka üretim yapımızı değiştirmeliyiz. Girdilerimizi değiştireceğiz ama çıktılarımı da değiştireceğiz. Katma değerli ürünlere yönelmek zorundayız. Pandemi dönemi ile bugün arasında Avrupa’nın tedarikçisi olmamız ile ilgili nasıl bir fark var? Pandemi öncesi Avrupalılar için Pakistan, Vietnam, Tayvan, Filipinler gibi ülkeler vardı. Şimdi Afrika pazarları öne çıktı. Avrupalı firmalar pandemide küreselleşmek yerine bölgeselleşmeye gittiler. Türkiye’nin pandemiden daha az etkilenmesinin bir sebebi Avrupa pazarlarına yakınlığıydı. Ama pandemi sonrası normale geçiş başladığında daha rekabetçi ülkeler Türkiye’nin önüne geçmiş durumdalar. Bizim mutlaka ikiz dönüşümü, Yeşil Dönüşüm ve Dijital Dönüşümü sağlamamız lazım. Ben bu dönüşümü alın terinden akıl terine geçiş olarak tanımlıyorum. Artık akıl teri akıtmamız lazım. Biz başka bir çağa evrildik. YABANCILAR GELMEYE DEVAM EDECEK Bölgenizdeki firmaların yatırım eğilimi ne durumda? Bakın, Avrupa’da CEO’ların katıldığı bir iş forumunda 70 CEO’nun 53’ü önümüzdeki süreçte personel sayısını artıracaklarını söylüyorlar. Yani dijital dönüşümle beraber nitelikli iş gücüne ihtiyaç artacak. Katma değerli ürünü mesleği olmayan insanla yapamayız. Bu süreç aynı zamanda “personel çıkartacağız, işleri robot sistemlerine yaptıracağız” süreci değil. Çünkü hacimler büyüyor. Bir de damarlarına yatırımcı ruhu işlemiş bir girişimcinin işten ayrılması çok zor. Bizim bölgemizde de yatırım yapmak isteyen onlarca firma var. Verilmiş dilekçeler var. Yer tahsislerine başlayacağız. Ben kendi işyerimde kapıdan dışarı attığımda, iyileştirme gerektiren birçok yatırım önerisi geliyor arkadaşlarımdan. İyileştirme yatırımı da çok önemli. Uluslararası alanda rekabet edebilmek için ya verimliliğini artıracaksın ya da teknolojini değiştireceksin. Bizim tarz ülkelerde KOBİ tarzındaki firmalarda verimliliğe yönelik yatırımlar daha az maliyetli olabiliyor. Bölgedeki sanayiciler de yatırımlarına devam ediyorlar. Tire Organize Sanayi Bölgesi küresel yatırımcıların çok olduğu bir bölge. Yeni yatırımcılar var mı? Büyük sanayi tesislerinin tedarik kanallarını bölgeselleştirmeyi seçtiğini söylemiştim. Türkiye konjonktürel olarak bu konuda çok iyi. Bir de katma değerli ürün üretmeniz lazım. Bu ikisini birden yapacaksınız, bunu Mısır veya Tunus’ta yapamazsınız. O nedenle Türkiye vazgeçilmez bir ülke. Yetişmiş insan gücüne, Ar-ge kültürüne sahip. Sanayisini tamamlamış ve uluslararası pazar ile entegre bir ülke. 90 milyon nüfusu ile Türkiye’nin kendisi de bir potansiyele sahip. Diğer yandan Avrupa sanayiden çekilmeye başladı. Yatırımcının gideceği AB ülkeleri Almanya’dan farksız artık. Bu yüzden bize gelmeye devam edecekler. Türkiye bu bölgenin üretim üssü olmaya en büyük adaylardan birisi. Ben iklimlendirme sektöründen biliyorum. 10 yıl önce Avrupa’nın hatta dünyanın en büyüğü İtalya iken, şu an Türkiye üretim üssü konumunda. Panel radyatörü üretiminde dünyada birinciyiz. Birçok sektörde de bir numarayız. Türkiye kolayca vazgeçilecek bir ülke olsaydı, çoktan vazgeçerlerdi. “HALKA ARZI TAVSİYE EDİYORUM” Trump sonrası ABD ile Avrupa Birliği yarılması Türkiye’ye ne getirir? Ben bu durumun suni olduğuna inanıyorum. Bugün konuşuluyor, iki ay sonra ortadan kalkar. ABD ile Avrupa arasındaki sorunun geçici olduğuna inanıyorum. Yönetim Kurulu Başkanı olduğunuz Dinamik Isı firmasının hisseleri bugün Borsa İstanbul’da işlem görüyor. Borsaya açılmaktan memnun musunuz? Sizin gibi sanayi işletmelerine tavsiye ediyor musunuz? 2020 öncesi yabancı ortaklık görüşmeleri yaptık ama gerçekleştiremedik. Oysa iş planlarını yapmıştık. Kaynak lazımdı. En azından hisselerinin bir kısmını halka arz etmek geldi aklımıza. İki önemli avantajı vardı. Biri şirketi siz yönetmeye devam ediyorsunuz. İkincisi şirket sizin felsefenizle büyümeye devam ediyor. Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı ile bir araya geldik. Başkan şirketimizin ekonomik tablosuna bakıp “Senin paraya ihtiyacın yok. Neden giriyorsunuz borsaya?” dedi. Ben de “Siz bugünü görüyorsunuz. Şirketin önünde açık kulvarlar var. Yolun bir bölümüne gelindiğinde kaynak lazım olacak” yanıtını verdim. Şirketi kendi kasası gibi göreceklere “girmeyin” diyorum. Bizim gibi kazandığını daha çok istihdam sağlamaya, yatırıma aktaracaklara halka arzı tavsiye ediyorum.

16.04.2025

Kaybedecek Vaktimiz Yok

Tire Organize Sanayi Bölgesi (TOSBİ) Müteşebbis Heyeti Başkanı Metin Akdaş, küresel gelişmeler karşısında Türkiye’nin kaybedecek vakti olmadığını belirterek “Dünya; Ar-Ge, inovasyon, dijitalleşme, yapay zekaya sahip katma değerli ürünlerin üretimini öncelerken, biz de aynı doğrultuda zaman kaybetmeden çalışmalara başlamalıyız” dedi. TOSBİ, “Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma ve Sürdürülebilir Büyüme” başlıklı panele ev sahipliği yaptı. TOSBİ Müteşebbis Heyeti Başkanı Metin Akdaş’ın moderatörlüğünde gerçekleşen panele, GrowX Yönetim Doktoru Kurucusu ve CEO’su Dr. Savaş Tavşancı konuşmacı olarak katıldı. Panelde konuşan Dr. Savaş Tavşancı aile şirketlerinde yaşanan yapısal zorluklara dikkat çekti. Aile bağları ile iş bağlarının ayrışması gerektiğini ifade eden Tavşancı “Ailede duygu, şirkette ise rasyonellik vardır. Bu iki kavram karıştığında şirket yönetimi zaafa uğrar. Kurumsallaşma, bir tercih değil, artık zorunluluktur” diye konuştu. Şirketlerin uzun ömürlü olabilmesi için profesyonel yönetim sistemlerinin devreye girmesi gerektiğini söyledi. TOSBİ Müteşebbis Heyeti Başkanı Metin Akdaş ise Türkiye’de şirketlerin yüzde 95’i aile şirketi olduğunu belirterek “Bu şirketlerin yalnızca yüzde 30’u, ikinci kuşağa ve yüzde 12’si üçüncü kuşağa ulaşabiliyor. Aynı zamanda bu işletmelerin neredeyse tamamı KOBİ statüsünde olup KOBİ’ler ihracatın yüzde 35 ini, istihdamın yüzde 70’ini sağlıyor. Ancak, bu şirketlerin profesyonelleşme eksikliği, kuşak çatışmaları, miras kavgaları ve en önemlisi kurumsallaşma eksikliği gibi yapısal sorunları var. Ama çözümsüz değil” dedi. Akdaş şöyle devam etti: “Öncelikle bir aile anayasası oluşturulmalı, yetki ve rol dağılımları iyi yapılmalı. Kuşaklar arasındaki diyalog önemsenerek, profesyonel yöneticiler ile çalışılarak eğitim ve danışmanlıklarla bu zorluklar aşılabilir. Unutmayalım aile şirketleri bizim kültürel mirasımızdır. Biz gelecek nesillere sadece para değil sağlam temeller üzerine inşa edilmiş değerler bırakmak zorundayız” “Genç işsizlik yüzde 25’lere ulaştı” TOSBİ Müteşebbis Heyeti Başkanı Metin Akdaş, pandemi sonrası başlayan yüksek enflasyondan dolayı gelir dağılımındaki bozulmayı işaret ederek iç talep yetersizliği ve küresel pazarlardaki daralmadan dolayı firmaların bilançolarının giderek zayıfladığını belirtti. Birçok işletmenin zarar açıklamak zorunda kaldığına, üretim gücünün kırılganlaştığına ve sanayicinin sürdürülebilirlik konusunda zorlandığına dikkat çekti. Akdaş, “Bugün eğitimli genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 25 seviyesine ulaşmış durumda. Bu tabloyu sadece istatistik olarak görmek hata olur; bu, ülkemizin geleceğini tehdit eden yapısal bir sorundur” dedi. “Ekonomiye odaklanmalı, gündemle oyalanmamalıyız” Konuşmasının devamında siyasi tartışmaların ekonomi üzerindeki etkilerine de değinen Metin Akdaş, siyasette yaşanan gerilimlerin ekonomik karar alma süreçlerini gölgelediğini vurguladı. Dünya genelinde ülkelerin yapay zekâ, dijitalleşme, yeşil enerji ve inovasyon alanlarında ciddi hamleler yaptığına dikkat çeken Akdaş, “Küresel rekabet her geçen gün daha da sertleşiyor. Gelişmiş ülkeler dijital dönüşüme öncülük ederken, biz hâlâ iç politik gündemlerle meşgulüz. Türkiye’nin artık bu kısır döngüden çıkması gerekiyor” dedi. Ekonomik kalkınmanın, uzun vadeli stratejik hedefler doğrultusunda, üretim ve teknoloji merkezli politikalarla mümkün olabileceğini belirten Akdaş, “Bu yeni çağ kimileri tarafından dijital çağ olarak adlandırılıyor. Daha ilerisi yapay zeka ile çalışan akıllı makinalar çağıdır. Bu çağın gerisinde kalan, teknolojiyi sadece tüketen bir ülke olamayız. Bizim üretmemiz, geliştirmemiz ve dünya ile rekabet edebilmemiz gerekiyor. Odağımızın ekonomi olduğu tüm zamanlarda ülkemiz her daim büyüme eğilimine girdi. Ekonomi yerine başka gündemler ön plana geçtiği zamanlarda ise her daim küçüldük. Artık oyalanacak, zaman kaybedecek lüksümüz yok, siyasi farklılıkları bir kenara bırakmalı, ortak geleceğimiz için el ele birlikte çalışmalıyız” diye konuştu. Panel sonunda TOSBİ Yönetim Kurulu Üyeleri Gülçin Güloğlu Uğuz ve Esra Boyacıoğlu ile birlikte Metin Akdaş, katkılarından dolayı Dr. Savaş Tavşancı’ya teşekkür plaketi takdim etti.

31.03.2026

Model Önerisi: Sanayi Enstitüleri

Mesleki Eğitimde Yeni Arayışlar ve Model Önerisi: Sanayi Enstitüleri Türkiye’de sanayi, eğitim ve insan kaynağı üzerine konuştuğumuz her başlık, aslında bizi aynı temel soruya getiriyor. Bugün sadece bir eğitim meselesini değil, Türkiye’nin üretim gücünü, rekabetçiliğini ve geleceğini konuşuyoruz. Açık bir tespit yapmak istiyorum: Türkiye’de işsizlik sorunu yoktur. Türkiye’de mesleksizlik sorunu vardır. Sanayicimiz yatırım yapmak istiyor, büyümek istiyor... Ama en temel soruda takılıyor: “Çalıştıracak nitelikli insan bulamıyorum.” Diğer tarafta gençlerimiz var: Diplomalı... ama mesleksiz. Okullu... ama üretimden kopuk. İşte bu kopukluk, bizim en büyük sorunumuzdur. Köy Enstitüleri: Kuruluş ve Model 1940 yılında Hasan Âli Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç öncülüğünde kurulan Köy Enstitüleri, eğitimi hayatla birleştiren, üretimi merkeze alan modeldir. Öğrenci sadece okumuyordu... Üretiyordu. İnşa ediyordu. Toprağa dokunuyordu. Hayata hazırlanıyordu. Bu modelin temelinde şu anlayış vardı: “Duyarsam unuturum, görürsem anımsarım, yaparsam öğrenirim.” Kapanış Süreci 1946 sonrası başlayan tartışmalarla birlikte sistem zayıflamış, 1954 yılında ise tamamen kapatılarak öğretmen okullarına dönüştürülmüştür. Sanayi Enstitüleri Modeli Bugün bizim yapmamız gereken şey, o ruhu yeniden üretmektir. Ama bu sefer köyler için değil... Sanayi için. Bugün geldiğimiz noktada açıkça görüyoruz ki: Meslek liseleri tek başına çözüm değil. Staj sistemi yetersiz. Müfredat sanayinin gerisinde. Bizim ihtiyacımız olan şey: Sanayi Enstitüleri Modeli’dir. Bu modelin temelinde şu vardır: Okul ile fabrika arasında duvar yoktur. Öğrenci üretimin içindedir. Sanayici eğitimin dışından izleyen değil, içindedir. Ve mezun olduğunda: İş arayan değil, aranan insan olur. Sonuç Çünkü biliyoruz ki: Eğitim sistemini sanayiden kopuk kurarsanız, sanayi büyümez. Ama sanayi ile entegre kurarsanız: Ülke kalkınır. Bu anlayışın ışığında; Köy Enstitülerinin Kuruluşuna büyük destek veren Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel’i ve Köy Enstitülerinin kurucusu İsmail Hakkı Tonguç’u saygı ve rahmetle anıyorum.

27.04.2026

Mesleki eğitim, girişimcilik ve hayat tecrübesi aynı kürsüde buluştu

Metin Akdaş, Deneyim ve İlham Dersinde Üniversite Öğrencileriyle Bir Araya Geldi Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Tire Organize Sanayi Bölgesi Müteşebbis Heyet Başkanı Metin Akdaş, Ege Üniversitesi Tire Kutsan Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Nayil Dinkçi’nin daveti üzerine öğrencilere “Mesleki Girişimcilik ve Deneyim Paylaşımı” konulu konferans verdi. Anlatımını, interaktif sunum şeklinde yapan Akdaş; kişisel hayatını, öğrencilere yol gösterecek dersler, ilham veren dönüm noktaları ve etkili mesajlarla paylaştı. Konuşmasına, “Ben size bir sunum yapmaya gelmedim. Ben size hayatın içinden konuşmaya geldim. Çünkü ben şuna inanıyorum: İnsan en çok, gerçek hikâyelerden öğrenir” sözleriyle başlayan Metin Akdaş, disiplin, sabır, çalışma ahlakı, güven, takım ruhu ve insan yetiştirmenin değeri gibi önemli kavramları güçlü vurgularla aktardı. Niğde’nin Bor İlçesi Havuzlu Köyünde başlayan yaşam yolculuğunu fotoğraflarla anlatan Akdaş, hayatın erken dönemlerinde edinilen deneyimlerin bireyin karakterini şekillendirdiğine dikkat çekerken, gençlere en çarpıcı mesajlarından birini şu sözlerle verdi: “ Başlangıç ne olursa olsun, sonuç sizin elinizdedir. ” Mesleki eğitimin önemine değinen Akdaş, Meslek lisesi mezunu olmanın bir dezavantaj değil, aksine sağlam bir temel olduğunu belirterek “Ben meslek lisesi mezunuyum. Ama aynı zamanda üniversite sınavını İç Anadolu Bölgesi üçüncüsü olarak kazandım ve bu başarıyla Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümüne yerleştirildim. Bu ne demek biliyor musunuz? Meslek lisesinden çıkan bir genç isterse Türkiye derecesi yapar. Ama öncelikle disiplinli, sabırlı olmalıyız ve çok çalışmalıyız. Disiplin olmadan hayat olmaz. Sabır olmadan başarı olmaz ” dedi. Konuşmasında öğrencilere Köy Enstitülerini anlatan klip de izleten Akdaş şunları söyledi: “Sevgili gençler; Size çok net bir şey söyleyeceğim: Türkiye’nin sorunu işsizlik değildir. Türkiye’nin sorunu mesleksizliktir. Sanayide herkes aynı şeyi söylüyor: ‘İş var ama çalışacak insan yok.’ Bunun sebebi çok açık: Eğitim ile üretim birbirinden kopmuş durumda. Oysa bu ülkenin çok doğru bir modeli vardı: Köy Enstitüleri… Ve onların felsefesi şuydu: ‘ Duyarsam unuturum, görürsem hatırlarım, yaparsam öğrenirim.’ Bugün bizim yeniden kurmamız gereken model budur. Ama bu sefer köyler için değil, Sanayi için. Ben buna: Sanayi Enstitüleri diyorum. Bu modelde: eğitim üretimin içinde olacak, öğrenci sahada olacak. Mezun olduğunda iş aramayacak, İş onu arayacak” Akdaş’ın konuşmasında öne çıkan bir diğer başlık ise liderlik anlayışı oldu. Günümüz iş dünyasında sürdürülebilir başarının insan yetiştirmekle mümkün olduğunu ifade eden Akdaş, liderliğe dair yaklaşımını şu sözlerle ortaya koydu: “Liderin işi sonuç üretmek değil, sonuç üretebilen insan yetiştirmektir. İnsanları geliştirmezseniz, hiçbir sistemi geliştiremezsiniz. ‘ Şirketinizde kaç kişi çalışıyor değil, kaç kişi sizin sayenizde gelişti’ sorusunun cevabı önemlidir. Çünkü günün sonunda en büyük yatırım makineye değil, insana yapılan yatırımdır. ” 1991 yılında Dinamik Isı’yı kurduğunu, ancak 2013 yılında büyük bir yangın felaketinde yalnızca 2,5 dakika içinde milyonlarca dolar değerinde kayıp meydana geldiğini belirten Akdaş, hayatın kaçınılmaz zorluklarına karşı gösterilen direncin önemini vurgulayarak “İş hayatında düşmek normaldir. Ancak ayağa kalkamazsanız kaybedersiniz. Ayağa kalkarsanız yeniden kazanırsınız. Bir an durun ve düşünün. Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Çocuk yaşta babasını kaybetti. Yıllarca annesinden ayrı kaldı. Yokluk içinde büyüdü. Ama bir şey vardı: İnanç. Ve o inançla bir milletin kaderini değiştirdi. Ve dedi ki: “Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır.” Büyük zorluklar ve imkansızlıklar içinde yılmadı, mücadele etti ve Cumhuriyet’i kurup bizlere emanet etti. Kadına seçme ve seçilme hakkı verdi. Fırsat eşitliğini bu topraklara getirdi. Bugün ben buradaysam, köyde çobanlık yapan bir çocuktan Sanayide üretim yapan bir noktaya geldiysem bu Cumhuriyet, fırsat eşitliği ve Cumhuriyetin kazanımları sayesindedir ” şeklinde konuştu. Gençlere yönelik mesajlarında sorgulayan, üreten ve takım ruhuna sahip bireyler olmalarının önemini vurgulayan Akdaş; “ İşimde gençlere her zaman güvendim ve şans verdim . Dokunduğum insanlar arasında mesleğini değiştiren hayatı değişen onlarca insan oldu. Benim için en büyük gurur ve mutluluk bu oldu. Dokunduğum insanların yaşamının değişmesi… Onların mutluluğu beni de besledi. Şunu söylemek istiyorum: sosyal hayatın içerisinde olun. Topluluk, dernek, oda, camia vb. mutlu olduğunuz sivil toplum Kuruluşlarında görev alın. Yani sosyal olun, doğru iletişim kurun ve en önemlisi sözüne sadık ve güvenilir olun ” dedi. Takım çalışmasının önemine ilişkin değerlendirmelerinde ise birlikte üretmenin, birlikte gelişmenin ve gerektiğinde sorumluluk üstlenmenin başarıyı getirdiğini ifade eden Akdaş “İtalyan yazar Luciano de Crescanzo’nun ‘Hepimiz tek kanatlı bir meleğiz, sadece birbirimize sarılarak uçabiliriz’ sözü yaşamımda hep düsturum oldu. Her zaman iyi bir ekip kurmaya yöneldim, kurdum da. Ama kendim de her zaman ekibin bir parçası oldum. Çünkü kendi kendini yöneten, kendilerine liderlik yapabilen takımlar başarıya ulaşır. Takımın her bir oyuncusu aynı zamanda iyi bir de lider olmalıdır. Tıpkı kaz uçuşu gibi. Biliyorsunuz kazlar ‘V’ şeklinde uçar ve ‘V’nin başındaki kaz yorulunca en arkaya geçer, liderliğe ise içlerinden başka birisi geçer. Yani uyumlu, ekip çalışmasına yatkın, gerektiğinde sorumluluk üstlenip liderlik yapabilecek yeteneklerle kendinizi donatın. Unutmayın başarısız kişi yoktur, yetenekleri geliştirilmemiş kişi vardır. ” Metin Akdaş, gençlerin bugün geçmiş kuşaklara göre daha geniş imkânlara sahip olduğunu da özellikle belirterek: “Siz çok şanslısınız. Benden daha fazla imkânınız var. Hocalarınız burada. İş adamlarımız burada. Fabrikalarımız burada. OSB’miz yanınızda. İmkanlarınız geniş. Staj yapın. Üretimin içine girin. Fabrikaları tanıyın. O zaman göreceksiniz: Sizin iş bulma sorununuz olmayacak. Belki içinizden bir çok girişimci de çıkacak. Ve son söz: Siz, bu ülkenin mesleksizlik sorununu çözecek nesil, sizlersiniz ” dedi. Konferans sonunda Akdaş öğrencilerin sorularını yanıtladı ve birlikte hatıra fotoğrafı çekildi.

14.05.2026

Eğitim ve Üretim Üniversite Öğrencileriyle Masaya Yatırıldı

Dinamik Isı Yönetim Kurulu Başkanı Metin Akdaş, Celal Bayar Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde “Sürdürülebilir Sanayi ve Döngüsel Ekonomi” dersine konuk olarak, öğrencilere iş dünyasının beklentilerinden döngüsel ekonomiye ve üretim kültürüne uzanan geniş perspektifli bir sunum yaptı. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği programda Akdaş, deneyimlerini gençlere yaşam tavsiyesi olarak aktardı. Akdaş, hayatta başlangıç koşullarından çok kararlılığın belirleyici olduğunu vurgulayarak, "Niğde’nin Bor ilçesine bağlı Havuzlu köyünde fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldim. Babam çobandı. İlkokula iki zayıfla başladım ama birincilikle bitirdim. Daha sonra hayatımda çok zor dönemler yaşadım; okuldan atıldım, babamı kaybettim, vazgeçmeye çok yaklaştığım anlar oldu. Ama hayat bana ilk dersini orada verdi: Başlangıç ne olursa olsun, sonuç sizin elinizdedir." dedi. İş dünyasının bugün en büyük ihtiyacının yetişmiş insan kaynağı olduğunu ifade eden Akdaş, gençlerin yalnızca teorik bilgiyle değil, sahadaki deneyimle de kendilerini geliştirmeleri gerektiğine dikkat çekerek; "Türkiye’nin sorunu işsizlik değil, mesleksizliktir. Sanayide herkes aynı şeyi söylüyor: İş var ama çalışacak insan yok. Bunun sebebi çok açık; eğitim ile üretim birbirinden kopmuş durumda. İş dünyası artık yalnızca diplomaya bakmıyor. Sahayı görmüş mü, sorumluluk alabiliyor mu, takım çalışmasına uyum sağlayabiliyor mu ve problem karşısında çözüm üretebiliyor mu, buna bakıyor." dedi. Eğitim ile üretimin daha güçlü buluşması gerektiğini vurgulayan Akdaş, uzun süredir savunduğu yaklaşımı paylaşarak; "Ben buna: Sanayi Enstitüleri diyorum. Bu modelde; eğitim üretimin içinde olacak. Öğrenci sahada olacak. Mezun olduğunda iş aramayacak, iş onu arayacak" dedi. Sürdürülebilirliğin artık yalnızca çevresel bir söylem değil, iş dünyasının geleceğini belirleyen bir zorunluluk olduğunu ifade eden Akdaş, kaynak yönetiminin yeni dönemin temel unsurlarından biri olduğunu belirterek; "Dünya artık sadece ürün satın almıyor. Aynı zamanda üretim biçimini satın alıyor. Artık nasıl ürettiğiniz, kaynakları nasıl yönettiğiniz ve üretim süreçlerinde ne kadar verimli olduğunuz da önem taşıyor. Sürdürülebilirlik bugün soyut bir kavram değil; bir fabrikanın enerji tüketiminde, bir üretim hattındaki fire oranında, bir damla suyun geri kazanımında ve bir işletmenin geleceğini planlama biçiminde karşımıza çıkıyor." dedi. Döngüsel ekonominin teoriden çok uygulamanın içinde anlam kazandığını belirten Akdaş, şirketlerinde yürüttükleri uygulamaları örnek göstererek, "Asıl başarı, atığı geri dönüştürmek değil, atığın en baştan en az şekilde oluşturmaktır. Çünkü atık yalnızca çevresel bir mesele değildir; aynı zamanda boşa giden hammadde, enerji, zaman ve emek demektir. Bu nedenle doğru tasarım, doğru üretim ve doğru tüketim zincirini kurabilmek büyük önem taşıyor. Döngüsel ekonomi de tam olarak kaynağı tüketip atmak değil, mümkün olduğunca sistemin içinde tutabilmektir." dedi. Konuşmasının sonunda öğrencilere seslenen Akdaş, geleceğin yalnızca bilgili değil, değer üretebilen insanlara ihtiyaç duyacağını vurgulayarak, "Soran olun. Sorgulayan olun. Ezberleyen değil, anlayan olun. Sadece fikir üreten değil, değer üreten insanlar olun. Bir problemi gördüğünüzde 'Bu benim alanım değil' demeyin. Çünkü hayatın içinde karşılaşacağınız sorunlar tek bir disiplinin sınırları içinde kalmıyor. Kendinizi sürekli geliştirin, merak edin, araştırın ve öğrenmeye açık olun. Çünkü geleceği şekillendirecek insanlar yalnızca bilgiye sahip olanlar değil, o bilgiyi doğru yerde kullanabilen insanlar olacak. Ben inanıyorum ki sizler bunu başarabilecek potansiyele sahipsiniz." dedi. Sunum sonunda öğrencilerin sorularını yanıtlayan Akdaş’a, katkılarından dolayı dersin sorumlu hocası CBÜ İİBF Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cüneyt Yenal Kesbiç tarafından teşekkür belgesi takdim edildi.

14.05.2026

Mezun Değil, Değer Aranıyor

EBSO’da düzenlenen “İş Dünyası Nasıl Bir Mezun Bekliyor?” panelinde eğitim ile üretim dünyası arasındaki kopukluk masaya yatırılırken, geleceğin iş dünyasının yalnızca diploma sahibi değil; sorumluluk alan, çözüm üreten ve sahaya hazır insan kaynağına ihtiyaç duyduğu vurgulandı. Programa EBSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Hakan Ürün ve Metin Akdaş, Yönetim Kurulu Üyeleri, EBSO Üniversite-Sanayi İş Birliği Koordinasyon Kurulu Başkanı Ali Arda Yüksel ile Başkan Yardımcısı Cüneyd Temel katıldı. Programda iş dünyasının beklentileri, üniversite–sanayi iş birliği, insan kaynağı ihtiyacı ve geleceğin çalışma dünyasına ilişkin değerlendirmeler yapıldı. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Ürün’ün açılış konuşmasının ardından gerçekleştirilen panelde, MONAD Danışma Şirketi Kurucusu Prof. Dr. Jülide Kesken moderatörlüğünde düzenlenen “Mevcut Durum” oturumunda Metin Akdaş, Yaşar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu, TOBB İzmir Genç Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Üyesi Selin Baysak Altan ve Lumiya Partners Kurucu Ortağı Zehra Armağan Akça değerlendirmelerde bulundu. İzmir Ekonomi Üniversitesi Rektör Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Burçin Önder moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Gelecek Öngörüleri ve Hedefler” oturumunda ise Ege Genç İş İnsanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, Prof. Dr. Derman Küçükaltan, Firdevs Çatalkaya ve Hakan Ürün görüşlerini paylaştı. Panelin açış konuşmasını yapan EBSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Ürün, artık dünyanın ve iş hayatının çok hızlı değiştiğine dikkat çekerek, “Teknoloji, üretim, meslekler her şey dönüşüyor. Böyle bir dönemde yalnızca diploma sahibi olmak artık tek başına yeterli değil. Elbette teknik bilgi ve iyi eğitim önemli ama iş dünyasının bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey öğrenmeye açık, değişime uyum sağlayabilen, sorumluluk alabilen ve birlikte çalışabilen insanlar. Çünkü günümüz dünyasında bilgiye ulaşmak kolaylaştı. Asıl fark yaratan şey o bilginin nasıl kullanıldığı. Sanayi dünyasında artık sadece teknik yeterlilik konuşulmuyor. İletişim becerisi, takım çalışması, disiplin, empati kurabilme, problem çözebilme ve etik değerler en az teknik bilgi kadar önemli hale geldi” diye konuştu. Şirketlerin sürdürülebilirliğini belirleyen unsurun sadece teknolojisi değil, aynı zamanda insan kalitesi olduğunu vurgulayan Ürün, “Çünkü bizler artık sadece iyi mühendisler, iyi yöneticiler ya da iyi çalışanlar değil, aynı zamanda birlikte üretebilen, güven ilişkisi kurabilen ve insan değerini bilen bireyler arıyoruz. Bir fabrikanın içinde teknolojiyi satın alabilirsiniz, makineyi yenileyebilirsiniz, sistem kurabilirsiniz ama kurum kültürünü, güven ortamını ve takım ruhunu ancak insanlarla inşa edebilirsiniz. Bu nedenle gençlerimizi yalnızca mesleki olarak değil, insani olarak da kültürlü yetiştirmemiz gerekiyor” dedi. Bugün sanayinin karşı karşıya olduğu en büyük sorunun finansman ya da teknoloji değil, yetişmiş insan kaynağı olduğunu vurgulayan EBSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Metin Akdaş, eğitim ile üretim arasında güçlendirilmesi gereken bir bağ bulunduğunu belirterek, “Sanayinin sorunlarını sıralamaya kalkarsak finansman, pazar darlığı, hammaddeye ulaşım gibi birçok başlık sayabiliriz. Ancak çok net söylüyorum; bugün sanayinin en büyük sorunu nitelikli insan kaynağıdır. Makine alabilirsiniz, bina yapabilirsiniz, teknolojiye yatırım yapabilirsiniz. Ama o makineyi anlayacak, o üretimi disiplinle yönetecek ve sorumluluk alacak insanı yetiştiremezseniz, hiçbir yatırım tam anlamıyla karşılık bulmaz” dedi. İş dünyasının artık yalnızca diploma sahibi değil, bilgiyi uygulayabilen ve değer üretebilen insan profiline ihtiyaç duyduğunu ifade eden Akdaş, “İş dünyası bugün gençlerden sadece diploma beklemiyor. Diploma elbette değerlidir ancak tek başına yeterli değildir. Sanayinin beklediği mezun yalnızca okul bitirmiş kişi değildir. İş yapabilen, sorun çözebilen, üretimi anlayan, sahaya yabancı olmayan ve sorumluluk almaktan kaçmayan insandır. Öğrenmeye açık, ekip çalışmasına yatkın ve güvenilir insan profili bugün her zamankinden daha fazla önem taşıyor.” dedi. Türkiye’de iş arayan gençler ile nitelikli çalışan arayan işletmeler arasındaki çelişkiye dikkat çeken Akdaş, mevcut yapının eğitim ile üretim arasında bir kopukluğa işaret ettiğini belirterek; “Bir tarafta iş arayan gençler var, diğer tarafta çalıştıracak nitelikli insan bulamayan sanayiciler var. Bu tablo bize şunu gösteriyor: Türkiye’nin sorunu işsizlik değil, mesleksizliktir. Genç okuldan mezun oluyor ama üretimi bilmiyor. Sanayici insan arıyor ama yetişmiş insan bulamıyor. Okul başka bir dil konuşuyor, fabrika başka bir dil konuşuyor.” dedi. Uzun süredir dile getirdiği ‘Sanayi Enstitüleri’ yaklaşımını da paylaşan Akdaş, eğitimin gerçek hayatla daha güçlü buluşması gerektiğini vurgulayarak, “Bu bir tabela değişikliği değil, sistem değişikliğidir. Eğitim programları sektörün ihtiyaçlarına göre hazırlanmalı. Öğrenci kaliteyi, zamanı, verimliliği, iş güvenliğini ve ekip çalışmasını gerçek hayatın içinde öğrenmeli. Çünkü ihtiyacımız olan şey yalnızca meslek sahibi insanlar değil; üretim kültürü kazanmış, sahada karşılığı olan insan kaynağıdır.” dedi. İnsan kaynağının yalnızca eğitim kurumlarının değil, iş dünyasının da ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayan Akdaş, şirketlerin sadece iş yaptıran değil aynı zamanda insan yetiştiren yapılar olması gerektiğine dikkat çekerek, “Gerçek lider sadece iş yaptıran kişi değildir. Gerçek lider insan yetiştirendir. Problemi tek başına çözen değil, çözmeyi öğretendir. Günün sonunda asıl soru şirketimizde kaç kişinin çalıştığı değil, kaç kişinin bizim sayemizde geliştiğidir. Çünkü insan kaynağını sadece okul değil; sanayi, usta, mühendis, aile ve toplum birlikte yetiştirir.” dedi. Panelde gerçekleştirilen oturumların sonunda katılımcıların soruları yanıtlanırken, günün anısına panelistlere plaket takdim edildi.

14.05.2026

Geleceğin Kariyeri Masaya Yatırıldı

İş’te Gelecek Kariyer Zirvesi 2026’da değişen iş dünyasının yeni beklentileri, yapay zekânın çalışma hayatına etkileri ve gençlerin kariyer yolculuğunda nasıl fark yaratabileceği konuşuldu. Ege Bölgesi Sanayi Odası ile İzmir Konak Meslek Yüksekokulu arasında yürütülen Üniversite-Sektör İş Birliği Protokolü kapsamında düzenlenen “İş’te Gelecek Kariyer Zirvesi 2026”, iş dünyası ile gençleri bir araya getirdi. Programa EBSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Metin Akdaş, Üniversite-Sanayi İş Birliği Koordinasyon Kurulu Başkanı Ali Arda Yüksel, Başkan Yardımcısı Cüneyd Temel ve Yönetim Kurulu Üyesi Suha Kahraman katıldı. Zirve kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda konuşmacılar, yeni iş dünyasının dönüşümü, kariyer planlaması, girişimcilik ve işe alım süreçlerine ilişkin deneyimlerini öğrencilerle paylaştı. Kariyerin artık belirli bir hedefe ulaşıp tamamlanan bir süreç değil, sürekli yeniden şekillenen bir yolculuk olduğunu vurgulayan EBSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Metin Akdaş, değişen dünyada gençlerin kendilerini sürekli geliştirmeleri gerektiğini belirtti. Kariyer süreçlerinin değişime uğradığını belirten Akdaş, “Eskiden iyi bir okul, iyi bir iş ve sonrasında rahat bir hayat anlayışı vardı. Bugün ise dünya bambaşka bir noktaya geldi. Kariyer artık yetkinliklerinizi sürekli güncellediğiniz, fırsatları gördüğünüz ve hatta fırsat yarattığınız dinamik bir yolculuk haline geldi. Artık yalnızca üniversite diplomasına sahip olmak yeterli olmuyor.” dedi. Girişimciliğin yalnızca şirket kurmakla sınırlı olmadığını ifade eden Akdaş, gerçek girişimciliğin bir problemi fark edip çözüm üretebilme cesaretiyle başladığını vurgulayarak, “Girişimcilik her şeyden önce ekonomideki ve toplumdaki bir ihtiyacı veya bir problemi fark etmek ve ona yaratıcı yöntemlerle çözüm üretme çabasıdır. Eğitim ve diploma elbette önemlidir. Ama bundan daha önemlisi; çözümü hayata geçirme cesareti, yaratıcılık ve zorluklar karşısında pes etmeyen mücadeleci ruhtur.” dedi. Başarı hikâyelerinin ortak noktasının zekâdan çok kararlılık ve vazgeçmemek olduğunu belirten Akdaş, öğrencilere kendi fikirlerini küçümsememeleri gerektiğini ifade ederek, “Başarılı girişimciler sadece zekâlarıyla değil; risk almalarıyla, öğrenmeye açık olmalarıyla ve dünyayı farklı görmeleriyle ön plana çıkıyor. Bu insanlar sizden farklı veya ulaşılmaz kişiler değil. Sizin önemsiz sandığınız bir fikriniz bile ülkemizi ve dünyayı değiştirebilir.” dedi. Yapay zekâ, dijitalleşme ve teknolojik dönüşümün iş dünyasını yeniden şekillendirdiğini ifade eden Akdaş, “Bu kadar hızlı değişen bir dünyada öğrendiğiniz bilginin tek başına bir ömür yetmesi mümkün değil. Bu yüzden hepimiz için en kritik beceri öğrenmeyi öğrenmektir. Yeni teknolojilere açık olmak, farklı disiplinlerden beslenmek ve kendimizi sürekli güncellemek artık bir tercih değil, temel gerekliliktir.” dedi. Konuşmasının sonunda öğrencilere seslenen Akdaş, mükemmel zamanı beklemek yerine küçük de olsa adım atmanın önemine dikkat çekerek, “Mükemmel zamanı beklemek çoğu zaman ertelemek ve hiçbir şey yapmamaktır. Etrafınızdaki problemlere bakın, çözüm üretmeye çalışın ve başarısızlıktan korkmayın. Kendini inşa etmek bir defalık değil, ömür boyu süren bir yolculuktur.” dedi.

17.06.2026

"Yılmak, bıkmak yok"

TOSBİ’de sanayicilerle bir araya gelen EBSO Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Başkan Yardımcısı Ender Yorgancılar, küresel ekonomik gelişmelerin Türkiye’ye etkilerini değerlendirdi. Üretimden vazgeçilmemesi gerektiğini vurgulayan Yorgancılar, “Bu ülkeden başka gidecek yerimiz yok. Burada doğduk, burada büyüdük, burada yatırım yaptık. Sahip çıkıp devam etmek ve büyütmek mecburiyetindeyiz” dedi. Tire Organize Sanayi Bölgesi’nde (TOSBİ) düzenlenen “Ekonomi Gündemi TOSBİ’de” toplantısında Türkiye ve dünya ekonomisindeki gelişmeler, sanayicilerin karşı karşıya olduğu sorunlar ve üretimin geleceği ele alındı. TOSBİ & KTG Konferans Salonu’ndaki toplantıya Tire Belediye Başkanı Hayati Okuroğlu, TOSBİ Müteşebbis Heyet Başkanı ve EBSO Başkan Yardımcısı Metin Akdaş, TOSBİ Yönetim Kurulu Başkanı Kosat Gürler, Tire Ticaret Odası Başkanı Mehmet Nadir Delikanlı ve sanayiciler katıldı. “Küresel gelişmeleri doğru okumalıyız” Dünyada rekabet koşullarının hızla değiştiğini belirten Yorgancılar, sanayicilerin yalnızca iç pazara değil, küresel gelişmelere de odaklanması gerektiğini söyledi. Jeopolitik riskler, ticaret savaşları, enerji maliyetleri ve korumacılık politikalarının yeni bir ekonomik dönem oluşturduğunu ifade eden Yorgancılar, “Dünyada olan olaylar bizi ilgilendirmiyor deme lüksümüz yok. Küresel gelişmeleri doğru okumadan geleceği planlayamayız” dedi. “Türkiye’nin bir Çin stratejisi olmalı” Üretimin batıdan doğuya kaydığını belirten Yorgancılar, Çin ve Hindistan’ın yükselişine dikkat çekti. Çin’in artık yalnızca ucuz üretim yapan bir ülke olmadığını vurgulayan Yorgancılar, “Türkiye’nin bir Çin stratejisi olması gerekir. Çin’i doğru analiz etmeli, ticaret ve yatırım ilişkilerini buna göre planlamalıyız” diye konuştu. Yeşil dönüşüm ve yapay zekâ vurgusu Sanayi 4.0, yapay zekâ ve yeşil dönüşümün artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirten Yorgancılar, “Üretim yapmak istiyorsak teknolojik dönüşüme, ihracat yapmak istiyorsak yeşil dönüşüme ayak uydurmak zorundayız” dedi. TOSBİ’nin Yeşil OSB Sertifikası alan ilk bölgelerden biri olmasının önemine değinen Yorgancılar, bunun hem sürdürülebilir üretim hem de yabancı yatırımcı açısından önemli bir avantaj olduğunu söyledi. “Yeni bir hikâye yazmamız gerekiyor” Yüksek enflasyon, finansman maliyetleri ve enerji giderlerinin sanayiciyi zorladığını ifade eden Yorgancılar, buna rağmen üretimden vazgeçilmemesi gerektiğini belirtti. Türkiye’nin yeni bir ekonomik hikâyeye ihtiyaç duyduğunu söyleyen Yorgancılar, devlet, iş dünyası ve sivil toplum Kuruluşlarının ortak akılla hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Atatürk’ün ülkeyi gençlere emanet ettiğini hatırlatan Yorgancılar, iş dünyasının da gelecek kuşaklara daha güçlü bir Türkiye bırakmakla sorumlu olduğunu belirterek, “Yılmak, bıkmak yok. Sahip çıkıp devam etmek ve büyütmek mecburiyetindeyiz” dedi. Akdaş: Üreten ülke her zorluğu aşar EBSO Başkan Yardımcısı ve TOSBİ Müteşebbis Heyet Başkanı Metin Akdaş ise üretimin ve yatırımın Türkiye’nin en önemli gücü olduğunu söyledi. Akdaş, “Üreten bir ülke her zorluğu aşar. Yatırıma inanan bir sanayici geleceği inşa eder. Ortak akıl ise yarının güçlü ekonomisini kurar” dedi. EBSO ile TOSBİ arasındaki iş birliğinin İzmir sanayisinin ortak geleceğine duyulan inancın göstergesi olduğunu belirten Akdaş, üretim kapasitesini artırmak, ihracatı güçlendirmek ve yeni yatırımları bölgeye çekmek için çalışmaya devam edeceklerini ifade etti. Toplantı, Ender Yorgancılar’ın sanayicilerin sorularını yanıtlamasıyla sona erdi.

05.07.2026

Şampiyon Dinamik Isı

TOSBİ Şirketler Arası Futbol Turnuvası, Dinamik Isı Yalıtım A.Ş.’nin şampiyonluğuyla tamamlandı. Finalde Tire Süt Kooperatifi’ni 3-1 mağlup eden Dinamik Isı, sahadaki mücadelesi ve tribündeki güçlü desteğiyle turnuvaya damga vurdu. Kıyasıya rekabete sahne olan final mücadelesi, yalnızca saha içindeki oyunla değil, tribünlerde oluşan coşkulu atmosferle de profesyonel bir final havasında geçti. Dinamik Isı çalışanları ve ailelerinden oluşan geniş taraftar kitlesi, maç boyunca takımlarına destek vererek şampiyonluk yolculuğunun en önemli parçalarından biri oldu. Final karşılaşmasını Tire Belediye Başkanı Hayati Okuroğlu, TOSBİ Müteşebbis Heyeti Başkanı ve Dinamik Isı Yönetim Kurulu Başkanı Metin Akdaş, TOSBİ Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Çapkınoğlu ve Tire Süt Kooperatifi Başkanı Osman Öztürk de takip etti. Maçın ardından düzenlenen törende Dinamik Isı oyuncuları şampiyonluk kupasını Tire Belediye Başkanı Hayati Okuroğlu’nun elinden aldı. Turnuvanın gol kralı olan Deniz Akdaş ise ödülünü TOSBİ Müteşebbis Heyeti Üyesi Hüseyin Çapkınoğlu’ndan aldı. Turnuva, TOSBİ’de faaliyet gösteren firmaların çalışanlarını bir araya getiren önemli bir sosyal buluşma olarak dikkat çekti. Rekabetin centilmenlikle birleştiği organizasyon, çalışanlar arasındaki sosyal bağların güçlenmesine, kurumlar arası iletişimin gelişmesine ve takım ruhunun pekişmesine katkı sağladı. Üretimde emek, sahada tek yürek anlayışıyla mücadele eden Dinamik Isı takımı, turnuvayı şampiyon olarak tamamlayarak kupa sevincini tüm çalışma arkadaşlarıyla birlikte yaşadı.

07.08.2026

Şampiyon Güreşçilerden Teşekkür Ziyareti

Ankara’da düzenlenen Türkiye Güreş Şampiyonası’nda elde ettikleri başarılarla Tire’nin gururu olan Tire Belediyesi Güreş Takımı sporcuları ve Antrenör Mahmut Yılmaz, Dinamik Isı Yalıtım A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Metin Akdaş’ı ziyaret etti. 19–22 Temmuz 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen şampiyonada U10 kategorisinde takım halinde Türkiye Şampiyonu, U13 kategorisinde ise Türkiye üçüncüsü olan genç sporcular, farklı sıkletlerde kazandıkları derecelerle önemli bir başarıya imza attı. Ziyarette sporcular, antrenman salonlarının hazırlanması sürecinde kendilerine maddi ve manevi destek sağlayan Metin Akdaş’a teşekkürlerini iletti. Sunulan imkânların çalışmalarına güç kattığını belirten sporcular, elde ettikleri başarıların ardından mutluluklarını ve gelecek hedeflerini Akdaş ile paylaştı. Genç sporcuları başarılarından dolayı tebrik eden Metin Akdaş, kadınların yaşamın her alanında özgüvenle yer almasının ve başarılarıyla ön plana çıkmasının ülkenin geleceği adına büyük umut verdiğini ifade etti. Sporun gençlerin disiplin, dayanışma ve özgüven kazanmasında önemli bir rol üstlendiğini belirten Akdaş, başarılı sporcuların her zaman yanında olmaya devam edeceklerini söyledi. Tire Belediyesi Güreş Takımı Antrenörü Mahmut Yılmaz ise Metin Akdaş’ın desteklerini her zaman yanlarında hissetmelerinin kendileri açısından büyük önem taşıdığını belirterek, sağlanan katkıların sporcuların motivasyonuna ve gelişimine doğrudan yansıdığını ifade etti. Ziyaret, şampiyon sporcuların gelecek turnuvalardaki hedeflerinin konuşulması ve hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.