Haber Detayı

Bir Sorunuz mu Var?

0 232 449 12 50

0 232 513 51 36

dinamik@dinamik-izmir.com

Mezun Değil, Değer Aranıyor

Mezun Değil, Değer Aranıyor

EBSO’da düzenlenen “İş Dünyası Nasıl Bir Mezun Bekliyor?” panelinde eğitim ile üretim dünyası arasındaki kopukluk masaya yatırılırken, geleceğin iş dünyasının yalnızca diploma sahibi değil; sorumluluk alan, çözüm üreten ve sahaya hazır insan kaynağına ihtiyaç duyduğu vurgulandı.

Programa EBSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Hakan Ürün ve Metin Akdaş, Yönetim Kurulu Üyeleri, EBSO Üniversite-Sanayi İş Birliği Koordinasyon Kurulu Başkanı Ali Arda Yüksel ile Başkan Yardımcısı Cüneyd Temel katıldı. Programda iş dünyasının beklentileri, üniversite–sanayi iş birliği, insan kaynağı ihtiyacı ve geleceğin çalışma dünyasına ilişkin değerlendirmeler yapıldı.

Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Ürün’ün açılış konuşmasının ardından gerçekleştirilen panelde, MONAD Danışma Şirketi Kurucusu Prof. Dr. Jülide Kesken moderatörlüğünde düzenlenen “Mevcut Durum” oturumunda Metin Akdaş, Yaşar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu, TOBB İzmir Genç Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Üyesi Selin Baysak Altan ve Lumiya Partners Kurucu Ortağı Zehra Armağan Akça değerlendirmelerde bulundu.

İzmir Ekonomi Üniversitesi Rektör Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Burçin Önder moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Gelecek Öngörüleri ve Hedefler” oturumunda ise Ege Genç İş İnsanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, Prof. Dr. Derman Küçükaltan, Firdevs Çatalkaya ve Hakan Ürün görüşlerini paylaştı.

Panelin açış konuşmasını yapan EBSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Ürün, artık dünyanın ve iş hayatının çok hızlı değiştiğine dikkat çekerek, “Teknoloji, üretim, meslekler her şey dönüşüyor. Böyle bir dönemde yalnızca diploma sahibi olmak artık tek başına yeterli değil. Elbette teknik bilgi ve iyi eğitim önemli ama iş dünyasının bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey öğrenmeye açık, değişime uyum sağlayabilen, sorumluluk alabilen ve birlikte çalışabilen insanlar. Çünkü günümüz dünyasında bilgiye ulaşmak kolaylaştı. Asıl fark yaratan şey o bilginin nasıl kullanıldığı. Sanayi dünyasında artık sadece teknik yeterlilik konuşulmuyor. İletişim becerisi, takım çalışması, disiplin, empati kurabilme, problem çözebilme ve etik değerler en az teknik bilgi kadar önemli hale geldi” diye konuştu.

Şirketlerin sürdürülebilirliğini belirleyen unsurun sadece teknolojisi değil, aynı zamanda insan kalitesi olduğunu vurgulayan Ürün, “Çünkü bizler artık sadece iyi mühendisler, iyi yöneticiler ya da iyi çalışanlar değil, aynı zamanda birlikte üretebilen, güven ilişkisi kurabilen ve insan değerini bilen bireyler arıyoruz. Bir fabrikanın içinde teknolojiyi satın alabilirsiniz, makineyi yenileyebilirsiniz, sistem kurabilirsiniz ama kurum kültürünü, güven ortamını ve takım ruhunu ancak insanlarla inşa edebilirsiniz. Bu nedenle gençlerimizi yalnızca mesleki olarak değil, insani olarak da kültürlü yetiştirmemiz gerekiyor” dedi.

Bugün sanayinin karşı karşıya olduğu en büyük sorunun finansman ya da teknoloji değil, yetişmiş insan kaynağı olduğunu vurgulayan EBSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Metin Akdaş, eğitim ile üretim arasında güçlendirilmesi gereken bir bağ bulunduğunu belirterek, “Sanayinin sorunlarını sıralamaya kalkarsak finansman, pazar darlığı, hammaddeye ulaşım gibi birçok başlık sayabiliriz. Ancak çok net söylüyorum; bugün sanayinin en büyük sorunu nitelikli insan kaynağıdır. Makine alabilirsiniz, bina yapabilirsiniz, teknolojiye yatırım yapabilirsiniz. Ama o makineyi anlayacak, o üretimi disiplinle yönetecek ve sorumluluk alacak insanı yetiştiremezseniz, hiçbir yatırım tam anlamıyla karşılık bulmaz” dedi.

İş dünyasının artık yalnızca diploma sahibi değil, bilgiyi uygulayabilen ve değer üretebilen insan profiline ihtiyaç duyduğunu ifade eden Akdaş, “İş dünyası bugün gençlerden sadece diploma beklemiyor. Diploma elbette değerlidir ancak tek başına yeterli değildir. Sanayinin beklediği mezun yalnızca okul bitirmiş kişi değildir. İş yapabilen, sorun çözebilen, üretimi anlayan, sahaya yabancı olmayan ve sorumluluk almaktan kaçmayan insandır. Öğrenmeye açık, ekip çalışmasına yatkın ve güvenilir insan profili bugün her zamankinden daha fazla önem taşıyor.” dedi.

Türkiye’de iş arayan gençler ile nitelikli çalışan arayan işletmeler arasındaki çelişkiye dikkat çeken Akdaş, mevcut yapının eğitim ile üretim arasında bir kopukluğa işaret ettiğini belirterek; “Bir tarafta iş arayan gençler var, diğer tarafta çalıştıracak nitelikli insan bulamayan sanayiciler var. Bu tablo bize şunu gösteriyor: Türkiye’nin sorunu işsizlik değil, mesleksizliktir. Genç okuldan mezun oluyor ama üretimi bilmiyor. Sanayici insan arıyor ama yetişmiş insan bulamıyor. Okul başka bir dil konuşuyor, fabrika başka bir dil konuşuyor.” dedi.

Uzun süredir dile getirdiği ‘Sanayi Enstitüleri’ yaklaşımını da paylaşan Akdaş, eğitimin gerçek hayatla daha güçlü buluşması gerektiğini vurgulayarak, “Bu bir tabela değişikliği değil, sistem değişikliğidir. Eğitim programları sektörün ihtiyaçlarına göre hazırlanmalı. Öğrenci kaliteyi, zamanı, verimliliği, iş güvenliğini ve ekip çalışmasını gerçek hayatın içinde öğrenmeli. Çünkü ihtiyacımız olan şey yalnızca meslek sahibi insanlar değil; üretim kültürü kazanmış, sahada karşılığı olan insan kaynağıdır.” dedi.

İnsan kaynağının yalnızca eğitim kurumlarının değil, iş dünyasının da ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayan Akdaş, şirketlerin sadece iş yaptıran değil aynı zamanda insan yetiştiren yapılar olması gerektiğine dikkat çekerek, “Gerçek lider sadece iş yaptıran kişi değildir. Gerçek lider insan yetiştirendir. Problemi tek başına çözen değil, çözmeyi öğretendir. Günün sonunda asıl soru şirketimizde kaç kişinin çalıştığı değil, kaç kişinin bizim sayemizde geliştiğidir. Çünkü insan kaynağını sadece okul değil; sanayi, usta, mühendis, aile ve toplum birlikte yetiştirir.” dedi. Panelde gerçekleştirilen oturumların sonunda katılımcıların soruları yanıtlanırken, günün anısına panelistlere plaket takdim edildi.